Dualar ve Zikirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Dualar ve Zikirler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Eylül 2021 Pazar

Camiye Girip Çıkarken Okunacak Dua

Camiye Girip Çıkarken Okunacak Dua
Cami, Müslümanların toplu olarak ibadet ettikleri mabettir. Mabedin varlığı, ilk insana kadar dayandırılmaktadır. Nitekim Kur’ân-ı Kerim’de insanlar için inşa edilen ilk mabedin Kâbe olduğu bildirilmektedir. (Âl-i İmrân, 3/96) Onun ilk bânisinin Hz. Âdem olduğu rivayetleri vardır. (bk. DİA, Cami maddesi)

Namazların kılındığı, Allah’ın zikredildiği camilerin, manevî bir atmosfere sahip olduğu bir gerçektir. Camiler, Müslümanların âdeta ortak evi konumundadır. Böylesi önemli bir işleve sahip camilere girerken, çıkarken ve orada bulunurken bazı kurallara uymak; bu mekânların nezaket ve nezahetine mani olacak, saygınlığını zedeleyecek söz ve davranışlardan uzak durmak gerekir. Ayrıca böylesi kutsal mekânlara girerken ve çıkarken, Peygamberimizden nakledilen dua örneklerini okumak önem arz etmektedir.

Peygamberimiz (s.a.v.) camiye girerken;
Peygamberimiz (s.a.v.) camiye girerken

“Rabbiğfirlî zünûbî veftah lî ebvâbe rahmetike”

Rabbim! Günahımı affet, rahmet kapılarını bana aç diye dua ederdi.

Peygamberimiz (s.a.v.) camiden çıkarken ise,

Peygamberimiz (s.a.v.) camiden çıkarken

“Rabbiğfirlî zünûbî veftah lî ebvâbe fadlike”

Rabbim! Günahımı affet, lütuf kapılarını benim için aç” diye dua ederdi. (Tirmizî, Salât, 231)

Camiye sağ ayakla eûzü besmele çekilerek ve yukarıdaki dua okunarak girilir, kerahet vakti değilse iki rekat namaz kılınır, vaaz ediliyorsa veya Kur’ân okunuyorsa sessizce dinlenir. Camiden sol ayakla ve yukarıda zikredilen dua okunarak çıkılır.

Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı, Dualar

3 Eylül 2021 Cuma

Allah’a Sığınma Duası

Allah’a Sığınma Duası
Peygamber Efendimizin Allah’a sığınmak için ettiği dua.

Buhârî’nin İbn-i Abbas radıyallahu anhüma’dan rivayet ettiğine göre Nebiyy-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle istiâze etmişlerdir:

اَعُوذُ بِعِزَّتِكَ الَّذِى لٰا اِلٰهَ اِلَّا اَنْتَ الَّذِى  لَا يَمُوتُ وَالْجِنُّ وَالْاِنْسُ يَمُوتُونَ

“Ya Rabb! Senin îzzet ve kudretine sığınırım ki, senden başka hiç bir ilâh yoktur. Ve sen ölmezsin. Cin ve insanlar ise ölürler.” (Buhârî, Eymân, 13; Tevhîd, 7; Müslim, Zikr, 68)

Kaynak: Dualar ve Zikirler, Erkam Yayınları

31 Ağustos 2021 Salı

Şeytanı Evden Uzaklaştıran Sure

Şeytanı Evden Uzaklaştıran Sure
Peygamber Efendimiz’in tavsiye ettiği okunduğu zaman şeytanı evden uzaklaştıran sure hangisidir? Bu surenin fazileti nedir?

Resûlullah şöyle buyurur: Evlerinizi kabirlere çevirmeyiniz. Şüphesiz şeytan, içinde Bakara Sûresi okunan evden kaçar. (Müslim, Müsâfirîn 212)

Evdeki geçimsizliğe şifa, şeytanı evden uzaklaştıran sure Bakara suresini okumak için tıklayınız...

BAKARA SURESİ’Nİ OKUMANIN FAZİLETİ

Bakara Sûresi’nin değerini ve özelliklerini anlatan sahih hadisler vardır:

“Evlerinizi (içinde Kur’an okumayarak) kabirlere çevirmeyiniz. Şeytan, içinde Bakara sûresi okunan evden ürker ve uzaklaşır” (Müslim, “Müsâfirîn”, 212).

“Kur’an’ı okuyunuz; çünkü o, kıyamet gününde kendisini okuyanlara şefaat edecektir.

İki nur yumağını, yani Bakara ve Âl-i İmrân sûrelerini okuyunuz; çünkü onlar, kıyamet gününde iki büyük bulut veya gölgelik ya da kuş sürüsü gibi gelerek kendilerini okuyanları savunacak ve koruyacaklardır.

Bakara sûresini okuyunuz; çünkü ona sahip olmak bereket, terketmek ise hasret ve pişmanlık sebebidir; ona sihirbazların güçleri yetmez” (Müslim, “Müsâfirîn”, 252). “Bakara sûresinin sonundaki iki âyeti her kim gece vakti okursa bu iki âyet –o gece– ona yeter” (Buhârî, “Fezâil”, 10).

Sahâbeden Üseyd b. Hudayr bir gece hurma yığınının yanında Kur’an (Bakara sûresi) okurken atı birkaç kere ürküp heyecanlanmıştı. Üseyd atın, çocuğu Yahyâ b. Üseyd’i çiğnemesinden kaygılanarak kalktığında başının hizasında (gökte), ışıklarla donatılmış bir tavan gördü. Tavan gözünün alabildiğine, semanın derinliklerine doğru uzayıp gidiyordu. Üseyd, Resûlullah’a gelerek durumu anlattı. Resûlullah ondan Bakara sûresini okumaya devam etmesini istedi. Fakat çocuğuna bir şey olmasın diye okumaya ara verdi.

Sabahleyin durumu Hz. Peygamber’e söyleyince şöyle buyurdular: “Onlar seni dinlemeye gelmiş meleklerdi. Eğer okumaya devam etseydin sabah olunca onları herkes görecekti, kendilerini halktan gizlemeyeceklerdi” (Müslim, “Müsâfirîn”, 242). Rahmân ve rahîm olan Allah’ın adıyla... 1. Elif-lâm-mîm. 2. Bu kitap, hiç şüphe yok, sakınanlar için bir rehberdir. 3. (Onlar) gayba iman ederler, namazı kılarlar, kendilerine verdiklerimizden hayra harcarlar; 4. Sana indirilene ve senden önce indirilene iman ederler ve âhirete kesin olarak inanırlar. 5. Rablerinden gelen doğru yol üzerinde olanlar ancak onlardır ve kurtuluşa erenler de yalnızca onlardır.

BAKARA SURESİ HAKKINDA BİLGİ

Adını, 67-71. âyetlerdeki kıssadan almıştır. Buna göre Allah Teâlâ, Hz. Mûsâ aracılığı ile İsrâiloğulları’na bir inek (bakara) kesmelerini emretmiş, onlar ise çeşitli bahaneler ileri sürerek bu emri sürüncemede bırakmışlardı.

Mushafta ikinci, nüzûl sıralamasında 87. sûredir, Medine’de nâzil olmuştur. Kur’an’ın en uzun sûresidir. Tamamının bir nüzûl sebebi olmamakla birlikte birçok âyeti için özel iniş sebepleri vardır. O âyetler açıklanırken nüzûl sebepleri hakkında da bilgi verilecektir.

Kur’ân-ı Kerîm’in kendine mahsus tertip ve üslûbu içinde şu ana konuları ihtiva etmektedir:İslâm’ın getirdiği inanç, ibadet ve hayat düzeniyle ilgili temel bilgiler; münafıklar, Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren deliller, insanın yaratılışı, kabiliyetleri, imtihanı; İsrâiloğulları tarihinin önemli kesitleri, kâmil bir din olan İslâm’ın, daha önceki dinlerin evrensel kısmını ihtiva ettiği, buna karşılık onların –değişmesi, ıslah edilmesi, düzeltilmesi gereken– hükümlerini de ıslah ettiği; Hz. İbrâhim kıssası, Kâbe’nin yapılışı ve kıble oluşu; yiyecekler, kısas, vasiyet, oruç, savaş, hac, nikâh, boşama, dulluk, yetimlik, şarap, kumar, faiz, akidlerin yazılması, din ve vicdan hürriyeti, Allah-kul ilişkisi, örnek dualar vb. hususlarla ilgili hükümler ve irşadlar. Bakara sûresi daha ziyade Fâtiha’nın, “doğru yolu bulanlarla ondan sapanlar”a işaret eden kısmının, örnekler ve tarihî vâkıalarla açıklanması gibidir.

31 Temmuz 2021 Cumartesi

Zariyat Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

Hakkında

Mekke döneminde inmiştir. 60 âyettir. Sûre, adını ilk âyette geçen “ez-zâriyât” kelimesinden almıştır. Zâriyât, esip savuran rüzgârlar demektir. Sûrede başlıca, öldükten sonra hesap için toplanma, inkârcıların ahirette karşılaşacakları azap, mü’minlere verilecek mükâfatlar, Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren kevni deliller konu edilmektedir.

Nuzül

Mushaftaki sıralamada elli birinci, iniş sırasına göre altmış yedinci sûredir. Ahkāf sûresinden sonra, Gaşiye sûresinden önce Mekke’de inmiştir.

Konusu

Sûrenin ana konusu öldükten sonra dirilmenin gerçek olduğunu, yaratılmışlar içinde irade sahibi olma özelliğini taşıyanların, bir imtihan alanı olan dünya hayatını yaratılış amaçlarına uygun biçimde geçirip geçirmedikleri hususunda sorgulanacakları yargı gününden kaçış bulunmadığını ve bu yargılama sonunda herkesin bu dünyada yapıp ettiğinin olumlu olumsuz sonuçlarını mutlaka göreceğini ortaya koymaktır. Bu konu işlenirken, Allah Teâlâ’nın kudretinin kanıtlarından ve insanlara lutfettiği imkânlardan örnekler, önceki bazı inkârcı toplumların başına gelen felâketlerden kesitler verilmekte; bu arada Hz. Peygamber’in ve onun yolunu izleyen müminlerin dini tebliğ ederken nasıl bir tavır takınmaları gerektiğine ışık tutulmaktadır.

ZARİYAT SURESİ ARAPÇA OKUNUŞU

Zariyat Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

Zariyat Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

Zariyat Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

Zariyat Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti


ZARİYAT SURESİ OKUNUŞU 

1.Vezzariyati zerva
2.Fel hamilati vıkra
3.Fel cariyati yusra
4.Fel mukassimati emra
5.İnnema tuadune le sadık
6.Ve inned dine le vakı'
7.Ves semai zatil hubuk
8.İnnekum le fi kavlim muhtelif
9.Yu'feku anhu men ufik
10.Kutilel harrasun
11.Ellezine hum fi ğamratin sahun
12.Yes'elune eyyane yevmud din
13.Yevme hum alen nari yuftenun
14.Zuku fitnetekum hazellezi kuntum bihi testa'cilun
15.İnnel muttekıyne fi cennativ ve uyun
16.Ahızıne ma atahum rabbuhum innehum kanu kable zalike muhsinin
17.Kanu kalilem minel leyli ma yehceun
18.Ve bil eshari hum yestağfirun
19.Ve fi emvalihim hakkul lis saili vel mahrum
20.Ve fil erdı ayatul lil mukınin
21.Ve fi enfusikum e fe la tubrırun
22.Ve fis semai rizkukum ve ma tuadun
23.Fe ve rabbis semai vel erdı innehu lehakkum misle ma ennekum tentıkun
24.Hel etake hadisu dayfi ibrahimel mukramin
25.İz dehalu aleyhi fe kalu selama kale selam kavmum munkerun
26.Ferağa ila ehlihi fe cae bi ıclin semin
27.Fe karrabehu ileyhim kale e la te'kulun
28.Fe evcese minhum hıyfeh kalu la tehaf ve beşşeruhu bi ğulamin alim
29.Fe akbeletimraetuhu fi sarratin fe sakket vecheha ve kalet acuzun akıym
30.Kalu kezaliki kale rabbuk innehu huvel hakimul alim
31.Kale fema hatbukum eyyuhel murselun
32.Kalu inna ursilna ila kavmim mucrimin
33.Li nursile aleyhim hıcaratem min tıyn
34.Musevvemeten ınde rabbike lil musrifin
35.Fe ahracna men kane fiha minel mu'minin
36.Fe ma vecedna fiha ğayra beytim minel muslimin
37.Ve terakna fiha ayetel lillezine yehafunel azabel elim
38.Ve fi musa iz erselnahu ila fir'avne bi sultanim mubin
39.Fe tevella bi ruknihi ve kale sahırun ev mecnun
40.Fe ehaznahu ve cunudehu fe nebeznahum fil yemmi ve huve mulim
41.Ve fi adin iz erselna aleyhimur rihal akıym
42.Ma tezeru min şey'in etet aleyhi illa cealethu kir ramim
43.Ve fi semude iz kıyle lehum temetteu hatta hıyn
44.Fe atev an emri rabbihim fe ehazethumus saıkatu ve hum yenzurun
45.Femestetau min kıyamiv ve ma kanu muntesırın
46.Ve kavme nuhım min kabl innehum kanu kavmen fasikıyn
47.Ves semae beneynaha bi eydiv ve inna le musiun
48.Vel erda feraşnaha fe nı'mel mahidun
49.Ve min kulli şey'in halakna zevceyni leallekum tezekkerun
50.Fe firru ilallah inni lekum minhu nezirum mubin
51.Ve la tec'alu meallahi ilahen ahar inni lekum minhu nezirum mubin.
52.Kezalike ma etellezine min kablihim mir rasulin illa kalu sahırun ev mecnun
53.E tevasav bih bel hum kavmun tağun
54.Fe tevelle anhum fe ma ente bi melun
55.Ve zekkir fe innez zikra tenfeul mu'minin
56.Ve ma halaktul cinne vel inse illa li ya'budun
57.Ma uridu minhum mir rizkıv ve ma uridu ey yut'ımun
58.İnnellahe huver razzaku zul kuvvetil metin
59.Fe inne lellezine zalemu zenubem misle zenubi ashabihim fe la yesta'cilun
60.Fe veylul lillezine keferu miy yevmihimullezi yuadun

ZARİYAT SURESİ ANLAMI

1, 2, 3, 4, 5, 6.Tozutup savuranlara, ağırlık taşıyanlara, kolaylıkla akanlara, iş bölüştürenlere andolsun ki, size vaad olunan şey elbette doğrudur. Hesap ve ceza mutlaka gerçekleşecektir.
7, 8.Yollara (yıldızların dolaştığı yörüngelere) sahip göğe andolsun ki, muhakkak siz, (peygamber hakkında) çelişkili sözler söylüyorsunuz.
9.Ondan (Peygamber'den) çevrilen çevrilir.
10, 11.Cehalet içinde gaflete dalmış olan (ve "Muhammed şairdir, delidir" diyen) yalancılar kahrolsun!
12."Ceza günü ne zaman?" diye sorarlar.
13, 14.Ateş üzerinde azaba uğratılacakları gün (görevli melekler onlara şöyle der): "Azabınızı tadın! İşte acele isteyip durduğunuz şey budur."
15, 16.Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar, Rablerinin kendilerine verdiği şeyleri alarak cennetlerde ve pınar başlarında bulunurlar. Şüphesiz onlar bundan önce iyilik yapan kimselerdi.
17.Geceleri pek az uyurlardı.
18.Seherlerde bağışlama dilerlerdi.
19.Mallarında (yardım) isteyen ve (iffetinden dolayı isteyemeyip) mahrum olanlar için bir hak vardır.
20, 21.Kesin olarak inananlar için yeryüzünde ve kendi nefislerinizde birçok alametler vardır. Hâlâ görmüyor musunuz?
22.Gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır.
23.Göğün ve yerin Rabbine andolsun ki o (size vadolunanlar), sizin konuşmanız gibi gerçektir.
24.(Ey Muhammed!) İbrahim'in ağırlanan misafirlerinin haberi sana geldi mi?
25.Hani onlar, İbrahim'in yanına varmışlar ve "Selâm olsun sana!" demişlerdi. O da "Size de selâm olsun." demiş, "Bunlar tanınmamış (yabancı) kimseler" (diye düşünmüştü).
26.Hissettirmeden ailesinin yanına gidip, (pişirilmiş) semiz bir buzağı getirdi.
27.Onu önlerine koydu. "Yemez misiniz?" dedi.
28.(Yemediklerini görünce) onlardan İbrahim'in içine bir korku düştü. Onlar, "korkma" dediler ve onu bilgin bir oğul ile müjdelediler.
29.Bunun üzerine karısı bir çığlık kopararak yönelip elini yüzüne vurdu. "Ben kısır bir kocakarıyım (nasıl çocuğum olabilir?)" dedi.
30.Onlar dediler ki: "Rabbin böyle buyurdu. Şüphesiz O, hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir."
31.İbrahim onlara: "O halde asıl işiniz nedir ey elçiler?" dedi.
32, 33, 34.Onlar şöyle dediler: "Biz suçlu bir kavme (Lût'un kavmine), üzerlerine çamurdan, pişirilmiş ve Rabbinin katında haddi aşanlar için belirlenmiş taşlar yağdırmak için gönderildik."
35.Orada (Lût'un yöresinde) bulunan mü'minleri çıkardık.
36.Zâten orada bir ev halkında başka müslüman bulamadık.
37.Orada, elem dolu azapdan korkacaklar için bir ibret bıraktık.
38.Mûsâ kıssasında da ibret vardır. Hani biz onu açık bir delil ile Firavun'a göndermiştik.
39.O ise kuvvetine güvenerek yüz çevirdi ve "Bu bir büyücü veya delidir" dedi.
40.Bunun üzerine biz de kendisini ve ordularını yakalayıp denize attık. O ise (pişman olmuş), kendini kınıyordu.
41.Ad kavminde de ibretler vardır. Hani onların üzerine köklerini kesen rüzgarı göndermiştik.
42.Üzerine uğradığı hiçbir şeyi bırakmıyor, mutlaka onu kül ediyordu.
43.Semûd kavminde de ibretler vardır. Hani onlara, "Bir süreye kadar faydalanın bakalım" denmişti
44.Derken Rablerinin emrinden uzaklaşıp azmışlardı. Bu yüzden bakınıp dururken kendilerini yıldırım çarpıvermişti.
45.Artık, ne yerlerinden kalkmaya güçleri yetti ne de başkasından yardım görebildiler.
46.Bunlardan önce de Nûh kavmini helak etmiştik. Çünkü onlar fâsık bir toplum idiler.
47.Göğü kudretimizle biz kurduk ve şüphesiz bizim (her şeye) gücümüz yeter.
48.Yeri de biz döşedik. Biz ne güzel döşeyiciyiz.
49.Düşünüp ibret alasınız diye her şeyden (erkekli dişili) iki eş yarattık.
50.O halde Allah'a koşun. Şüphesiz ben, size O'nun katından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.
51.Allah ile beraber başka bir ilah edinmeyin. Gerçekten ben, size, Allah tarafından gönderilmiş açık bir uyarıcıyım.
52.İşte böyle! Onlardan öncekilere hiçbir peygamber gelmemişti ki,"O bir büyücüdür" yahut "bir delidir" demiş olmasınlar.
53.Onlar bunu birbirlerine tavsiye mi ettiler (ki hep aynı şeyleri söylüyorlar)? Hayır, onlar azgın bir topluluktur.
54.Onun için, onlardan yüz çevir. Artık kınanacak değilsin.
55.Sen yine de öğüt ver. Çünkü öğüt mü'minlere fayda verir.
56.Ben cinleri ve insanları, ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.
57.Ben, onlardan bir rızık istemiyorum. Bana yedirmelerini de istemiyorum.
58.Şüphesiz Allah rızık verendir, güçlüdür, çok kuvvetlidir.
59.Şüphesiz zulmedenler için (önceki müşrik) arkadaşlarının azap payı gibi payları vardır. Artık azabımı acele istemesinler.
60.Uyarıldıkları günlerinden dolayı vay o inkar edenlerin haline!

Kamer Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

Hakkında

Mekke döneminde inmiştir. 55 âyettir. Sûre, adını ilk âyette geçen “el-Kamer” kelimesinden almıştır. Kamer, ay demektir. Sûre de ana fikir olarak, Kur’an’ı yalanlayanlar, çeşitli azap ve helâk örnekleri de verilerek uyarılmaktadır.

Nuzül

Mushaftaki sıralamada elli dördüncü, iniş sırasına göre otuz yedinci sûredir. Târık sûresinden sonra, Sâd sûresinden önce Mekke’de nâzil olmuştur.

Konusu

Kıyametin yaklaştığı uyarısını takiben müşriklerin inkârcılıktaki inat ve taassupları eleştirilmekte, kıyamet koptuğunda içine düşecekleri perişan hal tasvir edilmekte, ardından hakikatleri yalan saymada ısrarcı davranan geçmiş toplumların başına gelen felâketlerden örnekler verilmekte, suçluların ve takvâ sahiplerinin âhirette karşılaşacakları muameleyle ilgili uyarı ve müjdelere yer verilmektedir.

KAMER SURESİ ARAPÇA OKUNUŞU

Kamer Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

Kamer Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

Kamer Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

Kamer Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti


KAMER SURESİ OKUNUŞU

1.İkterabetis sâatu ven şakkal kamer(kameru).
2.Ve in yerav âyeten yu’ridû ve yekûlû sihrun mustemirrun.
3.Ve kezzebû vettebeû ehvâehum ve kullu emrin mustekırrun.
4.Ve lekad câehum minel enbâi mâ fihî muzdecer(muzdecerun).
5.Hikmetun bâligatun fe mâ tugnin nuzur(nuzuru).
6.Fe tevelle anhum, yevme yed’ud dâi ilâ şey’in nukur(nukurin).
7.Huşşean ebsâruhum yahrucûne minel ecdâsi keennehum cerâdun munteşir(munteşirun).
8.Muhtıîne ilâd dâi, yekûlul kâfirûne hâzâ yevmun asir(asirun).
9.Kezzebet kablehum kavmu nûhın fe kezzebu abdenâ ve kâlû mecnûnun vezducir(vezducire).
10.Fe deâ rabbehû ennî maglûbun fentasır.
11.Fe fetahnâ ebvâbes semâi bi mâin munhemir(munhemirin).
12.Ve feccernâl arda uyûnen feltekal mâu alâ emrin kad kudir(kudire).
13.Ve hamelnâhu alâ zâti elvâhın ve dusur(dusurin).
14.Tecrî bi a’yuninâ, cezâen li men kâne kufir(kufire).
15.Ve lekad teraknâhâ âyeten fe hel min muddekir(muddekirin).
16.Fe keyfe kâne azâbî ve nuzuri.
17.Ve lekad yessernâl kur’âne liz zikri fe hel min muddekir(muddekirin).
18.Kezzebet âdun fe keyfe kâne azâbî ve nuzuri.
19.İnnâ erselnâ aleyhim rîhan sarsaran fî yevmi nahsin mustemirr(mustemirrin).
20.Tenziun nâse ke ennehum a’câzu nahlin munkair(munkairin).
21.Fe keyfe kâne azâbî ve nuzuri.
22.Ve lekad yessernâl kur’âne liz zikri fe hel min muddekir(muddekirin).
23.Kezzebet semûdu bin nuzuri.
24.Fe kâlû e beşeren minnâ vâhiden nettebiuhû innâ izen lefî dalâlin ve suur(suurin).
25.E ulkıyez zikru aleyhi min beyninâ bel huve kezzâbun eşir(eşirun).
26.Se ya’lemûne gaden menil kezzâbul eşir(eşiru).
27.İnnâ mursilûn nâkati fitneten lehum fertekıbhum vestabir.
28.Ve nebbi’hum ennel mâe kısmetun beynehum, kullu şirbin muhtedar(muhtedarun).
29.Fe nâdev sâhıbehum fe teâtâ fe akar(akara).
30.Fe keyfe kâne azâbî ve nuzuri.
31.İnnâ erselnâ aleyhim sayhaten vâhıdeten fe kânû ke heşîmil muhtezir(muhteziri).
32.Ve lekad yessernâl kur’âne liz zikri fe hel min muddekir(muddekirin).
33.Kezzebet kavmu lûtın bin nuzuri.
34.İnnâ erselnâ aleyhim hâsiben illâ âle lût(lûtin), necceynâhum bi sehar(seharin).
35.Ni’meten min indina, kezâlike neczî men şeker(şekere).
36.Ve lekad enzerahum batşetenâ fe temârav bin nuzur(nuzuri).
37.Ve lekad râvedûhu an dayfihî fe tamesnâ a’yunehum fe zûkû azâbî ve nuzuri.
38.Ve lekad sabbehahum bukraten azâbun mustekırr(mustekırrun).
39.Fe zûkû azâbî ve nuzuri.
40.Ve lekad yessernâl kur’âne liz zikri fe hel min muddekir(muddekirin).
41.Ve lekad câe âle fir’avnen nuzur(nuzuru).
42.Kezzebû bi âyâtinâ kullihâ fe ehaznâhum ahze azîzin muktedir(muktedirin).
43.E kuffârukum hayrun min ulâikum em lekum berâetun fîz zubur(zuburi).
44.Em yekûlûne nahnu cemîun muntesir(muntesirun).
45.Se yuhzemul cem’u ve yuvellûned dubur(dubura).
46.Belis sâatu mev’ıduhum ves sâ’atu edhâ ve emerr(emerru).
47.İnnel mucrimîne fî dalâlin ve suur(suurin).
48.Yevme yushabûne fîn nâri alâ vucûhihim, zûkû messe sekar(sekare).
49.İnnâ kulle şey’in halaknâhu bi kader(kaderin).
50.Ve mâ emrunâ illâ vâhıdetun ke lemhın bil basar(basari).
51.Ve lekad ehleknâ eşyâakum fe hel min muddekir(muddekirin).
52.Ve kullu şey’in fealûhu fîz zubur(zuburi).
53.Ve kullu sagîrin ve kebîrin mustetar(mustetarun).
54.İnnel muttakîne fî cennâtin ve neher(neherin).
55.Fî mak’adi sıdkın inde melîkin muktedir(muktedirin).

KAMER SURESİ ANLAMI

1.Kıyamet yaklaştı ve ay yarıldı.
2.Onlar bir mucize görseler yüz çevirirler ve "Süregelen bir sihirdir" derler.
3.Peygamberi yalanladılar, nefislerinin arzularına uydular. Halbuki her iş, (Allah nasıl takdir ettiyse öylece) gerçekleşecek (değişmeyecek)tir.
4.Andolsun, onlara içinde caydırıcı tehditlerin bulunduğu haberler geldi.
5.Bu haberler, zirveye ulaşmış birer hikmettir! Fakat uyarılar fayda vermiyor!
6, 7.O halde sen de onlardan yüz çevir. Onlar, o davetçinin (İsrafil'in benzeri görülmemiş) bilinmedik (korkunç) bir şeye çağırdığı gün, gözleri düşmüş bir halde dağılmış çekirgeler gibi kabirlerden çıkarlar.
8.Davetçiye doğru koşarlarken kâfirler, "Bu zor bir gün" derler.
9.Onlardan önce Nuh'un kavmi de yalanlamıştı. Onlar kulumuzu yalanlayıp "Bu bir delidir" dediler ve kulumuz (tebliğ görevinden) alıkonuldu.
10.O da Rabbine, "Ey Rabbim! Ben yenilgiye uğradım, yardım et" diye dua etti.
11.Biz de göğün kapılarını dökülürcesine yağan bir yağmurla açtık.
12.Yeryüzünü pınar pınar fışkırttık. Derken sular takdir edilmiş bir iş için birleşti.
13.Biz Nûh'u çivilerle perçinli levhalardan oluşan gemiye bindirdik.
14.Gemi, inkar edilen kimseye (Nuh'a) bir mükafat olarak gözetimimiz altında yüzüyordu.
15.Andolsun, biz onu (tufan olayını) bir ibret olarak bıraktık. Var mı düşünüp öğüt alan?
16.Benim azabım ve uyarılarım nasılmış (gördüler)!
17.Andolsun biz, Kur'anı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
18.Âd kavmi de (Hûd'u) yalanladı. Azabım ve uyarılarım nasılmış!
19.Biz onların üstüne, uğursuzluğu sürekli bir günde gürültülü ve dondurucu bir rüzgar gönderdik.
20.İnsanları köklerinden sökülmüş hurma kütükleri gibi kaldırıp atıyordu.
21.Azabım ve uyarılarım nasılmış, (gördüler)!
22.Andolsun biz, Kur'anı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
23, 24.Semûd kavmi de uyarıcıları yalanlamış ve şöyle demişlerdi: "İçimizden bir insana mı uyacağız? (Asıl) o takdirde biz apaçık bir sapıklık ve delilik içine düşmüş oluruz."
25."Bizim aramızdan vahiy ona mı verildi? Hayır o, yalancının, şımarığın biridir."
26.Onlar yarın bilecekler: Kimmiş yalancı, kimmiş şımarık!
27.(Salih'e şöyle demiştik:) "Şüphesiz biz, onlara bir imtihan olmak üzere, o dişi deveyi göndereceğiz. Şimdi onları gözetle ve sabret."
28."Onlara, suyun (deve ile) kendileri arasında (nöbetleşe) paylaştırıldığını, bildir. Her su nöbetinde sahibi hazır bulunsun."
29.Derken, (kavmin en azgını olan) arkadaşlarını çağırdılar. O da işe koyuldu ve deveyi kesti.
30.Fakat azabım ve uyarılarım nasılmış!
31.Şüphesiz biz, onların üzerine tek bir korkunç ses gönderdik de, onlar, ağıldaki hayvanların çiğneyip ufaladıkları kuru çöpler gibi oldular.
32.Andolsun, biz Kur'anı, düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
33.Lût kavmi de uyarıcıları yalanladı.
34, 35.Şüphesiz biz de üzerlerine taşlar savuran bir rüzgar gönderdik. Yalnız Lût'un ailesi başka. Katımızdan bir nimet olarak bir seher vakti onları kurtardık. Şükredenleri işte böyle mükafatlandırırız.
36.Andolsun, Lût onları bizim şiddetli azabımızla uyardı. Fakat onlar bu uyarıları kuşkuyla karşıladılar.
37.Andolsun, onlar onun (meleklerden olan) misafirlerinden nefislerindeki kötü arzuları tatmin etmek istediler. Biz de onların gözlerini silme kör ettik. "Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.
38.Andolsun, onlara sabahleyin erkenden kalıcı bir azap geldi.
39."Haydi azabımı ve uyarılarımı tadın!" dedik.
40.Andolsun, biz Kur'an'ı düşünüp öğüt almak için kolaylaştırdık. Var mı düşünüp öğüt alan?
41.Andolsun, Firavun'un ailesine de uyarıcılar gelmişti.
42.Bütün âyetlerimizi yalanladılar. Biz de onları mutlak güç ve iktidar sahibinin yakalaması gibi yakaladık.
43.(Ey Mekkeliler!) Sizin kafirleriniz onlardan daha mı hayırlı? Yoksa sizin için kitaplarda bir berat mı var?
44.Yoksa onlar, "Biz yardımlaşan (güçlü) bir topluluğuz" mu diyorlar?
45.O topluluk yakında (Bedir'de) bozguna uğrayacak ve arkalarını dönüp kaçacaklardır.
46.Hayır, kıyamet, onların (görecekleri asıl azabın) vaktidir. Kıyamet (azabı) ise daha müthiş ve daha acıdır.
47.Şüphesiz suçlular (müşrikler) sapıklık ve ateşler içindedirler.
48.Yüzüstü ateşe sürüklendikleri gün kendilerine, "Cehennemin dokunuşunu tadın!" denecek.
49.Gerçekten biz, her şeyi bir ölçü ve dengede yarattık.
50.Emrimiz ancak bir tek emirdir. Göz kırpması gibidir. (Anında gerçekleşir.)
51.Andolsun, biz sizin gibileri hep helak ettik. Fakat var mı düşünüp öğüt alan?
52.İşledikleri her şey ise kitaplarda kayıtlıdır.
53.Küçük, büyük her şey satır satır yazılmıştır.
54.Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar cennetlerde, ırmak başlarındadırlar.
55.Muktedir bir hükümdarın katında, doğruluk meclisindedirler.

30 Temmuz 2021 Cuma

“Allah’ım! Kalplerimizi Birleştir” Duası

“Allah’ım! Kalplerimizi Birleştir” Duası
“Allah’ım! Kalplerimizi Birleştir” Duası
Okunuşu: Allahümme elif beyne kulubinâ ve aslih zâte beyninâ ve’hdinâ sübüle’sselâmi ve neccinâ mi-ne’z-zulümâti ile’n-nûri ve cennibne’l fevâhişe mâ zahare minhâ ve mâ betane.

Anlamı: Allah'ım! Kalplerimizi birleştir. Aramızı düzelt ve bizi kurtuluş yollarına ilet. Bizi karanlıklardan aydınlığa çıkar ve büyük günahların açığından da gizlisinden de uzaklaştır. (Ebu Dâvûd, Salât 182)

29 Temmuz 2021 Perşembe

Yolculukta Okunacak Dua

Yolculukta Okunacak Dua
Bir hadis-i şerifte buyuruluyor ki:

Evden çıkarken “Ayet-el kürsi”yi okuyan, eve dönünceye kadar belâlardan emin olur.

Hadis-i şerifte buyuruluyor ki:
“Evinden çıkarken "Bismillah, tevekkeltü alellah, La havle vela kuvvete illa billah" diyen, tehlikelerden korunur, şeytan ondan uzaklaşır.”

Besmele çekerek "Bismillahi mecraha ve mürsaha inne rabbi le gafururrahim" (Hud 41) ayet-i kerimesini okursa, otobüs, tren, taksi gibi her vasıtaya binerken okuyanın kazadan, belâdan, boğulmaktan korunacağı da bildirilmiştir. Yine bir hadis-i şerifte, gemiye binince, Zümer suresinin 67. ayet-i kerimesini okuyanın boğulmaktan emin olacağı bildirilmiştir. (Kurtubi)

Yolculuğa çıkan iki rekat namaz kılmalı ve sadaka vermelidir! Zahid Ebül-Hasen-i Gazvi hazretleri, “Yolculuğa çıkarken, Liilafiyi okuyan, bütün kötülüklerden emin olur” buyurdu.

5 Mart 2021 Cuma

Tur Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

Hakkında

Mekke döneminde inmiştir. 49 âyettir. Sûre, adını birinci âyette geçen “etTûr” kelimesinden almıştır. Tûr, dağ demektir. Burada Hz. Mûsâ’ya ilk vahyin geldiği, Sina Yarımadası’nın güneyindeki Sina dağı kastedilmektedir. Sûrede başlıca, ahiret hâlleri, kâfirlerin karşılaşacakları ceza, mü’minlerin mükâfatları konu edilmekte ve müşriklerin Hz. Peygamber hakkındaki batıl iddiaları reddedilmektedir.

Nuzül

Mushaftaki sıralamada elli ikinci, iniş sırasına göre yetmiş altıncı sûredir. Secde sûresinden sonra, Mülk sûresinden önce Mekke’de inmiştir.

Konusu

Yemin ifadeleriyle hesap gününün kaçınılmaz bir gerçek olduğuna vurgu yapılarak başlayan sûrede, inkârcıların âhiret hayatıyla yüz yüze gelince karşılaşacakları durum, ardından cennete lâyık görülecek takvâ ehlinin mükâfatları tasvir edilmekte; Resûl-i Ekrem’in gerçek peygamber olduğunu kanıtlayan delillere yer verilerek (Kur’an’ın benzerini kendilerinin de ortaya koyabilecekleri iddiasında bulunanlara bu hususta meydan okunmak ve onlara çarpıcı sorular yöneltilmek suretiyle) Resûlullah’a karşı ileri sürülen asılsız iddialar çürütülmektedir.

TUR SURESİ ARAPÇA OKUNUŞU

Tur Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

Tur Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

Tur Suresi Okunuşu, Anlamı ve Fazileti

TUR SURESİ OKUNUŞU

Bismillahirrahmanirrahim

1.Vet tur

2.Ve kitabim mestur

3.Fi rakkım menşur

4.Vel beytil ma'mur

5.Ves sakfil merfu'

6.Vel bahril mescur

7.İnne azabe rabbike le vakı'

8.Ma lehu min dafi'

9.Yevme temurus semau mevra

10.Ve tesirul cibalu seyra

11.Fe veyluy yevmeizil lil mukezzibin

12.Ellezine hum fi havdıy yel'abun

13.Yevme yude'une ila nari cehenneme de'a

14.Hazihin narulleti kuntum biha tukezzibun

15.E fe sıhrun haza em entum la tubsırun

16.Islavha fasbiru ev la tasbiru sevaun aleykum innema tüczevne ma kuntum ta'melun

17.İnnel muttekıyne fi cennativ ve neıym

18.Fakihine bima atahum rabbuhum ve vekahum rabbuhum azabel cehıym

19.Kulu veşrabu heniem bima kuntam ta'melun

20.Muttekiine ala sururim masfufeh ve zevvecnahum bi hurin ıyn

21.Vellezine amenu vettebeathum zurriyyetuhum bi imanim elhakna bihim zurriyyetehum ve ma eletnahum min amelihim min şey' kullumriim bima kesebe rahin

22.Ve emdednahum bi fakihetiv ve lahmim mimma yeştehun

23.Yetenazeune fiha ke'sel la lağvun fiha ve la te'sim

24.Ve yetufu aleyhim ğılmanil lehum keennehum lu'luum meknun

25.Ve akbele ba'duhum ala ba'dıy yetesaelun

26.Kalu inna kunna kablu fi ehlina muşkikıyn

27.Fe mennellahu aleyna ve vekana azabes semum

28.İnna kunna min kablu ned'uh innehu huvel berrur rahıym

29.Fe zekkir fema ente bi nı'meti rabbike bi kahiniv ve la mecnun

30.Em yekulune şaırun neterabbesu bihi raybel menun

31.Kul terabbesu fe inni meakum minel muterabbisıyn

32.Em te'muruhum ahlamuhum bihaza em hum kavmun tağun

33.Em yekulune tekavveleh bel la yu'minun

34.Felye'tu bi hadisim mislihi in kanu sadikıyn

35.Em huliku min ğayri şey'in em humul halikun

36.Em halekus semavati vel ard bel la yukınun

37.Em ındehum hazainu rabbike em humul musaytırun

38.Em lehum sullemuy yestemiune fih felyeti mustemiuhum bi sultanim mubin

39.Em lehul benatu ve lekumul benun

40.Em tes'eluhum ecran fe hum mim mağramim muskalun

41.Em ındehumul ğaybu fe hum yektubun

42.Em yuridune keyda fellezine keferu humul mekidun

43.Em lehum ilahun ğayrullah subhanellahi amma yuşrikun

44.Ve iy yerav kisfem mines semai sakıtay yekulu sehabum merkum

45.Fe zerhum hatta yulaku yevmehumullezi fihi yus'akun

46.Yevme la yuğni anhum keyduhum şey'ev ve la hum yunsarun

47.Ve inne fillezine zalemu azaben dune zalike ve lakinne ekserahum la ya'lemun

48.Vasbir li hukmi rabbike fe inneke bi a'yunina ve sebbıh bi hamdi rabbike hıyne tekum

49.Ve minel leyli fesebbıhhu ve idbaran nucum

TUR SURESİ ANLAMI

1, 2, 3, 4, 5, 6, 7. Tûr'a, yayılmış ince deri sayfalara düzenle yazılmış kitaba, "Beyt-i Ma'mur"a1, yükseltilmiş tavana (göğe), kabaran denize andolsun ki, şüphesiz Rabbinin azabı mutlaka gerçekleşecektir.

8. Onu geri çevirecek hiçbir şey yoktur.

9. O gün gök şiddetle sallanıp çalkalanır.

10. Dağlar yürüdükçe yürür.

11, 12. İşte o gün, içine daldıkları dünya zevki içinde eğlenip oyalanan yalanlayıcıların vay haline!

13, 14. Cehennem ateşine itilip atılacakları gün onlara, "İşte bu yalanlamakta olduğunuz ateştir" denilir.

15. "Bu Kur'an mı bir büyü imiş, yoksa siz mi (gerçeği) göremiyormuşsunuz?"

16. "Girin oraya. İster dayanın, ister dayanmayın, sizin için birdir. Size ancak yapmakta olduğunuzun karşılığı veriliyor."

17, 18. Şüphesiz Allah'a karşı gelmekten sakınanlar Rablerinin, kendilerine verdiği şeylerle zevk ve mutluluk duyarak cennetlerde ve nimetler içinde bulunurlar. Rableri onları cehennem azabından korumuştur.

19, 20. Onlara, "Dünya'da yapmakta olduklarınızın karşılığında, sıra sıra dizilmiş koltuklara dayanarak afiyetle yiyin için" denir. Biz, onlara, iri gözlü güzel hurileri eş olarak vermişizdir.

21. İman eden ve nesilleri de iman konusunda kendilerinin yoluna uyanlar var ya, biz onların nesillerini kendilerine kattık. Bununla beraber onların amellerinden hiçbir şey eksiltmeyiz. Herkes kazandığı karşılığında rehindir.

22. Onlara canlarının istediği meyve ve etten bol bol verdik.

23. Orada, (içilince) boş söz söyletmeyen, günah işletmeyen dolu bir kadehi elden ele dolaştırırlar.

24. Hizmetlerine verilmiş, kabuğunda saklı inci gibi gençler etraflarında dönüp dolaşırlar.

25. Birbirlerine dönüp ("Ne iyilik yaptınız da bu nimetlere ulaştınız?" diye) sorarlar.

26. Derler ki: "Şüphesiz daha önce biz, ailemiz içinde yaşarken (Allah'a isyandan) korkardık."

27. "Allah da bize lütfetti ve bizi iliklere işleyen cehennem azabından korudu."

28. "Gerçekten biz bundan önce ona yalvarıyorduk. Şüphesiz O iyilik edendir, çok merhametlidir."

29. (Ey Muhammed!) O halde, sen öğüt ver. Rabbinin nimeti sayesinde, sen ne bir kâhinsin, ne de bir deli.

30. Yoksa onlar, "O bir şairdir; onun, zamanın felaketlerine uğramasını bekliyoruz" mu diyorlar?

31. Onlara de ki, "Bekleyin. Ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."

32. Bunu kendilerine akılları mı emrediyor, yoksa onlar azgın bir topluluk mudur?

33. Yoksa, "O Kur'an'ı kendisi uydurup söyledi" mi diyorlar? Hayır, (sırf inatlarından dolayı) iman etmiyorlar.

34. Eğer doğru söyleyenler iseler, haydi onun gibi bir söz getirsinler!

35. Acaba onlar herhangi bir yaratıcı olmadan mı yaratıldılar? Yoksa kendileri mi yaratıcıdırlar?

36. Yoksa, gökleri ve yeri onlar mı yarattılar? Hayır, onlar kesin olarak inanmıyorlar.

37. Yoksa, Rabbinin hazineleri onların yanında mıdır? Ya da her şeye hakim olan kendileri midir?

38. Yoksa onların, kendisi vasıtasıyla (ilahi vahyi) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? (Eğer varsa) dinleyenleri, açık bir delil getirsin!

39. Yoksa, kızlar O'na (Allah'a) da oğullar size mi?

40. Yoksa sen onlardan (tebliğ görevine karşılık) bir ücret istiyorsun da onlar, borçtan ağır bir yük altında mı kalmışlardır?

41. Yoksa, gayb ilmi onların yanında da ondan mı yazıyorlar?

42. Yoksa, bir tuzak mı kurmak istiyorlar? Asıl, inkar edenler tuzağa düşecek olanlardır.2

43. Yoksa onların Allah'tan başka bir ilahı mı var? Allah, onların ortak koştuklarından uzaktır.

44. Gökten düşmekte olan parçalar görseler, "Bunlar, üst üste yığılmış bulutlardır" derler.

45. Artık sen çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hallerine bırak.3

46. O gün tuzakları kendilerine hiçbir fayda vermeyecektir ve kendilerine yardım da edilmeyecektir.

47. Şüphesiz zulmedenlere bundan başka bir azap daha var.4 Fakat onların çoğu bilmezler.

48. Rabbinin hükmüne sabret. Çünkü sen gözlerimizin önündesin, kalktığında Rabbini hamd ile tespih et.

49. Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışı sırasında O'nu tespih et.